Haber

Oyuncu sadece ‘sınırla’ yetişmez


BÖLÜM 3

Türkiye Futbol Federasyonu, futbol dünyasında son yıllarda maçlar öncesinde İstiklal Marşı okuyacak futbolcu bulunamamasından dert yanan bazı insanlara mı kulak verdi bilinmez 2021-22 sezonundan itibaren yabancı oyuncu kuralında değişikliğe gidileceğini duyurdu! Süper Lig’deki kulüplerin aksi yönde görüş bildirmesine rağmen hem sahada hem de kadroda olacak yabancı oyuncu sayının kademeli olarak düşürüleceği belirtildi. TFF’nin aldığı bu karara tepkiler sadece kulüpler bazında değil, futbolseverler nezdinde de devam ederken bu kararın, ülkede yerli futbolcu yetişmesi için alındığı belirtildi. Oyuncu yetiştirmenin sadece yabancı transferinde sınırlandırılmayla gerçekleşeceğini sanan zihniyet, Türk futbolunun daha önceden de tecrübe ettiği bir acı gerçeği yeniden yaşatacak gibi duruyor…

ALMANYA NASIL DÜNYANIN ZİRVESİNE ÇIKTI?

14 yabancı oyunculu kuralın hayata geçtiği 2014 yılından önceki 2013-14 sezonu verilerine göre Almanya’da doğup büyümüş olan bir Türk’ün Süper Lig’de oynama ihtimali, Türkiye’de büyüyen bir Türk’ten 7,5 kat fazla idi. Yani Türk oyuncuların çıkması için alınan karar, Türkiye’de oyuncu yetiştirilmesini sağlamamış aksine Süper Lig’in Almanya, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde doğup büyüyen Türk futbolcuların transfer edilmesine yol açmıştı. Yaklaşık 2 milyon Türk vatandaşından bu kadar futbolcu yetiştiren Almanya bunu sınırlamalarla mı başardı? Hayır.

FUTBOL YAPILABİLİR

1997’de Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası’nı kaldıran Almanya, Avrupa Şampiyonası’nda dibe vurmuştu. Almanya Milli Takımı, organizasyonda sadece 1 gol atıp 1 puan alabilmişti. 39 yaşındaki Matthaus, 35 yaşındaki Kirsten, 34 yaşındaki Hassler gibi yıldızlarla mücadele eden Almanya’nın başarısızlığı bir dönüm noktası oldu. Almanya, gençlere yönelme kararı aldı. Eyalet sisteminin bulunduğu ülkede futbol eğitim merkezleri kuruldu. “Belirli ölçüde beceri sahibi olan ve gelişime açık çocukların davet edildiği ilk merkezler” yeşil, “Performansa yönelik eğitim merkezleri” kırmızı, Bundesliga kulüpleri tarafından yönetilen “Akademiler” mavi ile renklendirildi. Akademilere girme başarısı gösteren çocukların futbolcu olma oranı yüzde 90’ların üzerine çıkmıştı.

10 YIL SONRA 525 FUTBOLCUNUN 275’İ AKADEMİLERDEN GELDİ

1. ve 2. Bundesliga’da mücadele eden profesyonel kulüplere altyapı okulu kurma zorunluğu getirildi. Almanya çapında, 5-6 yaş grubundan başlamak üzere geniş çaplı bir yetenek taraması yapıldı ve göçmen kökenliler dâhil olmak üzere, gelecek vadeden çocuklar profesyonel takımların altyapılarına kazandırıldı. 2003’te ülkedeki akademi sayısı 366’ya yükseldi. Her yıl 600 bin çocuk, bin 300 antrenör tarafından eğitildi. Yılda harcanan para 14 milyon Euro’ya kadar yükseldi. Ülkedeki her çocuk 25 kilometre mesafede kulüp futboluna erişebildi. 2010-11’e gelindiğinde Bundesliga’daki 525 futbolcunun 275’i kurulan akademilerde yetişmişti. 2014 Dünya Kupası’nı kaldıran Joachim Löw, ülkedeki her bir antrenöre teşekkür etti.

TÜRKİYE’DE DURUM NE?

UEFA’nın 2020 tarihli son altyapı araştırmasına göre Türkiye’de araştırmanın yapıldığı dönemde Süper Lig’de ekiplerinin kullandığı altyapı tesis sayısı 31. Bunların 18’i birincil tesis kabul edilirken 13’ü ise dolaylı tesis olarak kabul ediliyor. Tesislerin yaş ortalaması 14 iken bunların hiçbirinde salon antrenman alanı bulunmadığı belirtiliyor. Bu tesislerde bulunan çim saha sayı ortalaması 2,6. Kulüpler, söz konusu 31 tesisin sadece yüzde 19’unun sahibi. Söz konusu 31 tesisin 6’sı şahsa, 26’sı devlete, yüzde 46’sı ise yerel belediyelere ait.

ERİŞİM YOK!

1923’ten bu yana Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda 10’dan fazla maça çıkmış oyuncuların illere göre dağılımını araştıran Türkiye Futbol Araştırmaları Grubu’nun (TÜFAR) raporu ortaya acı bir gerçeği ortaya koydu. Türkiye’nin ikinci ve üçüncü en büyük şehirleri İzmir ile Ankara’dan Milli Takım’a giden toplam oyuncu sayısı, Almanya’dan gelen futbolcuya denk, yani 25. Üç Büyükler vesilesiyle Türk futbolunun merkezi haline gelen İstanbul, A Milli Takımımızın oyuncu havuzunun neredeyse 4’te 1’ini oluşturuyor. 225 oyuncunun 63’ü İstanbul’dan gelirken diğer 129 oyuncu kalan 80 ilden geliyor. Diğer bir deyişle İstanbul, Türkiye’nin 40 ilinin toplamı kadar futbolcu yetiştiriyor.

İki taş bir top ile oynanabilen futbolun Türkiye’nin yaklaşık 70 ilinde çocuklara erişebildiğini söylemek güç. Üstelik bu durum İstanbul’da da yavaş yavaş değişeceğe benziyor. İstanbul’un Milli Takım’a hediyelerinden ikisi Emre Belözoğlu Zeytinburnu’nda, Arda Turan Bayrampaşa’da sokakta top oynayarak büyüdü. Bugün bu semtlerde futbol oynayabilecek alanı bulmak güç. Bugün Fatih’in Karagümrük ilçesinin takımı Süper Lig’de top koştururken kulübün stadı yok. Fatih’teki yaklaşık 50 spor kulübü, tüm yaş gruplarıyla iki sahayı paylaşıyor!

FEDERASYON, ÇOCUK FUTBOLU REGÜLASYONUNU KONUSUNDA UYUYOR!

Yine TÜFAR’ın raporundaki örneğe göre Türkiye’de doğan bir futbolcu adayı, İspanya’daki yaşıtına kıyasla yılda en az 100 saat daha az futbol antrenmanı yapıyor. Avrupa’nın 5 büyük ligi kabul edilen ülkelerde futbola bölgesel ya da ulusal regülasyona dahil edilmiş yaş grubu 6 ila 7 olurken Türkiye’de bir çocuk ancak 11 yaşında bu imkana erişebiliyor. Son yıllarda alt yaş kategorilerinde Avrupa’ya damga vuran İngiltere’de 10 yaşındaki çocuklar haftada 4-8 saat antrenman yaparken son dünya şampiyonu Fransa’da bu saat 5,5 ile 8,5’a çıkıyor. İspanya’da bu süre 6-8 saat olurken İtalya’da 4-6 saat olarak kayıtlara geçiyor.

ALMANYA SADECE FUTBOLCU DEĞİL, ANTRENÖR DE YETİŞTİRDİ!

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki en üst organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi’nde geçen sezon finale çıkan iki takımın başında da Alman teknik direktörler vardı. Bu sezon kupaya uzanan yine bir Alman teknik direktör oldu. Önceki sezonun şampiyonu Liverpool’u da bir Alman çalıştırıyordu. Tesadüfün böylesi! Hadi itiraf edelim, çoğu kulübün sahibi ya da kulüp yöneticisi, takımlarının başında Alman teknik direktör görmek istiyor. Peki bu nasıl oluyor?

UEFA 2015’te teknik direktör lisanslama kategorilerinde güncellemeye gitti: PRO Lisans, A Lisans, B Lisans, Elit Genç A Lisans gibi… Almanya’da PRO Lisans sahibi olmak istiyorsanız, UEFA’dan daha zorlu bir eğitimden geçmeniz gerekiyor.

Jupp Heynckess, Jürgen Klopp, Joachiiim Löw, Hansi Flick gibi olmayı istemek, UEFA’dan daha zorlu bir eğitim süreci gerektiriyor. Hennes-Weisweiler-Akademie adı verilen 10 aylık bir eğitimden geçmeniz gerekiyor. Bu akademiye başvurmanız için halihazırda A Lisansı sahibi olmanız gerekiyor ve adayların sadece 24’ü kabul ediliyor. UEFA’nın PRO Lisans eğitim süresi 240 saat sürerken Almanya’daki 800 saat sürüyor. Almanya, yukarıda bahsettiğimiz kulüp akademilerinde en az iki ‘PRO Lisans’ sahibi antrenörün çalışmasını zorunlu tutuyor.

Premier Lig (İngiltere): Yabancı sayısı sınırsız. Transfer edilecek oyuncuların son iki yılda %75 milli takımda oynama şartı bulunuyor.

La Liga (İspanya): Avrupa Birliği vatandaşları yerli statüsünde. AB dışından ise 3 futbolcunun transferine izin veriliyor.

1.Lig (Fransa): AB vatandaşları yerli kabul ediliyor. AB dışı 4 yabancı transfer edilebiliyor.

Bundesliga (Almanya): Almanya’da 2006’dan beri ülkelere göre yabancı sınırlaması bulunmuyor.

Serie A (İtalya): Avrupa Birliği vatandaşları yerli statüsünde. AB dışından ise 2 futbolcunun transferine izin veriliyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları fethiye escort çanakkale escort instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort